Araştırma Alanlarımız

Araştırma Alanlarımız

Ortalama insan yaşam süresinin giderek artması ve yaşla kazanılan yılların ülke ekonomisine, topluma, aileye ve bireyin kendisine yük olmadan, sağlıklı ve verimli bir şekilde geçirilmesini hedefleyen bilimsel çalışmalar son yıllarda artmış durumdadır.


sdsdYaşlı nüfusun hızla artışıyla birlikte, yaşlanmada görülen hastalıklara sahip insanların sayısı da artmaktadır. Ayrıca, günümüzde insan sağlığı açısından yaşlanma ve yaşlanmaya bağlı nörodejeneratif hastalıklara (Alzheimer, Parkinson, demans gibi) ek olarak yaşlanmaya bağlı olarak görülen kardiyovasküler ve serebrovasküler hastalıklara sahip insanların sayısı da hızla artmaktadır. Bu sağlıksız sürecin önüne, insanların yaşam kalitesinin arttırılmasıyla geçilebilir. Sağlıklı yaşam kalitesinin artması, sosyoekonomik durumla doğrudan bağlantılı olduğu kadar normal diyetin yanında besin desteklerinin de eklenmesiyle mümkün görünmektedir. Gelişen hastalıklara tedavisel yaklaşımlara ek olarak, hastalıkların gelişmemesi yönünde de günümüz bilim insanlarının büyük çaba verdiği bilinmektedir. Hastalıklara karşı biyokoruyuculuğun gelişmesi, toplumun bilinçli bir şekilde tüketip, kendi sağlığını düşünerek davranışlarını organize etmesiyle mümkündür. Teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan yeni sosyal yaşamın ve özellikle şehirlerde yaşayan insanlarımızın içinde bulunduğu stresli yaşam ortamının insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz. Bu bağlamda günlük kaliteli besin tüketimine ek olarak, diyet takviyelerinin de (antioksidanlar, vitaminler, mineraller vb.) alınması sağlıklı bir yaşamın sürdürülebilmesi için son derece önemli ve gereklidir.

Günümüzde antioksidan özellik gösteren moleküllere serebrovasküler, kardiyovasküler ve metabolik hastalıkların gelişimini engellemedeki güçlü etkisi nedeniyle bilim dünyasında ilgi çok yoğundur. Ayrıca sadece hastalık durumlarında değil, yaşlanmanın yavaşlatılması ve yaşlanmanın getirdiği sağlık komplikasyonlarının da hafifletilmesi nedeniyle antioksidan özellik gösteren molekül araştırmaları günümüz literatüründe geniş bir yer tutmaktadır. Ayrıca, yaşlanma ya da çeşitli vasküler nedenlerden dolayı ortaya çıkan nörodejenerasyonun engellenebilmesi adına da hem antioksidanların hem de bu dejenerasyonu engelleyici türdeki diğer etken maddelerin (psikoaktif maddeler, nootropikler, kognisyonu düzenleyici moleküller vb.) kullanımı gündelik yaşamımızda sağlığımızı koruyabilmemiz açısında büyük önem taşımaktadır.

Tüm bu biyokoruyucu önlemlere ek olarak, günümüzde insan ölüm nedenlerinin en başta gelen nedenlerinden biri de serebrovasküler nedenlerle ortaya çıkan inmelerdir. İnmede beyni sulayan ana damarlardan biri ya da birkaçı damar duvar yapısının zaman içerisinde bozulmasından dolayı tıkanmakta ve böylece beyin hücrelerini besleyen yaşamsal kaynaklar kesilebilmektedir. Böyle bir durumda nöral hücreler fonksiyon görememekte ve bu fonksiyon görememe durumu kendisini fenotipte de çeşitli şekillerde (sekel kalma, motor ve duysal fonksiyon kayıpları gibi) gösterebilmektedir. Serebrovasküler nedenlere bağlı nörodejenerasyonun olası moleküler patobiyolojisinde, proteinlerin, nükleik asitlerin ve lipitlerin endojen olarak oluşan biyoreaktifler tarafından enzimatik olmayan bir şekilde oksidatif, nitratif ve karbonilatif modifikasyonlara uğradığı ve bu modifikasyonların bahsedilen biyoyapılara kalıcı hasarlar vererek, fonksiyonlarını yerine getirememesine neden olduğu yapılan bilimsel çalışmalarda sıkça öne sürülmektedir. Antioksidan zengini diyetlerle beslenerek yaşamı sürdürmek, biyolojik hasar birikiminin olabildiğince önüne geçerek, zararlı biyoreaktiflerin sayısını azaltmaktadır. Antioksidan zengini beslenmekteki asıl amaç, hücrelerimizin zaman içerisinde yarattığı patolojik birikimin miktarını azaltmak ve yok edilmesine yardımcı olabilmektir. Bunlar başarıldığı zaman aslında yaşlanmanın ve insan yaşamına getirdiği önemli negatif yüklerin önüne geçebilmek mümkün görünmektedir. Bu doğrultuda araştırma alanlarımız özetle şu şekildedir:

 

  • Bitkilerden Elde Edilen Antioksidanların İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkilerinin Kapsamlı Olarak Araştırılması,

  • Beyin Yaşlanmasının Moleküler Mekanizmaları: Moleküler Nörogerontobiyoloji,

  • Tükettiğimiz Besin Öğelerinin Genetik Yapımızda Gerçekleştirdiği Değişimler: Nutrigenomik ve Nutriepigenomik Araştırmaları,

  • Mikroarray Teknolojisi ile Transkriptom ve Proteom Araştırmaları,

  • Kişisel Tıp Araştırmaları,

  • Yeni Besin Destek Maddelerinin Geliştirilmesi,

  • Günlük Tükettiğimiz Besin Öğelerinin Sağlık Açısından Yararlı Biyomoleküllerle Zenginleştirilme Çalışmaları,

  • Fonksiyonel Gıda Üretimi şeklindedir.


Araştırma Alanlarımız gün geçtikçe artmakta ve insan sağlığına yönelik tüm Ar-Ge çalışmalarına, şirket prensiplerimiz dahilinde, farklı işbirliklerinin kurulması adına açık olduğumuzu belirtmek isteriz.