Kuruluş Amacı

Kuruluş Amacımız

İstanbul Biyoteknoloji, insanların daha sağlıklı ve kaliteli yaşam sürmesi amacıyla biyoteknoloji alanında bilimsel araştırmalar yaparak ürünler geliştiren ve bilimin hizmetine sunan bir kuruluştur.


sdsdİnsan Genom Projesinin tamamlanmasıyla birlikte bilim dünyasında yeni bir çağ başlamıştır. Post-genomik dönem olarak da nitelendirilen bu dönem, canlıların doğasının araştırılmasında geçmişten beri varolan indirgemeci yaklaşımı bertaraf ederek, holistik (bütüncül) yaklaşımın geliştirilmesini hedeflemiştir. Bu amaçla ve gelişen teknolojilerin de sağladığı imkanlar doğrultusunda, canlı doğasının tüm biyobileşenleri bir bütün olarak analiz edilerek incelenmeye başlanmıştır. Söz konusu yaklaşım ‘omik teknolojiler’ olarak da isimlendirilen yeni teknolojiler sayesinde, canlıyı oluşturan farklı moleküler gruplar altında çalışılmaya başlanmıştır. Bu çalışmalar araştırılan biyomoleküllere göre isimlendirilmektedir. Örneğin, DNA molekülü ve histon proteinleri üzerinde görülen çeşitli gen düzenlemelerinde etkin modifikasyonların rollerini araştıran; epigenomik, tüm gen yapıları ve ifadelerinin fonksiyonlarını araştıran; genomik, hücrede var olan tüm protein dinamizmini araştıran; proteomik, hücre zarını oluşturan ve hücresel diğer yapıları çevreleyen lipit moleküllerinin tüm yapı ve fonksiyonlarını araştıran; lipidomik, vücudumuzda meydana gelen çeşitli biyokimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan ürünleri araştıran; metabolomik gibi çok disiplinli araştırma alanları günümüzdeki moleküler biyolojik araştırmaların önde gelenlerini oluşturmaktadır. Bu araştırmalar bir canlının tüm biyoyapılarının bir profilini çıkarmakta ve elde edilen moleküler profil üzerinden canlının doğası araştırılarak, kolaylıkla yorumlanabilmektedir. Bu yaklaşımı temel alan teknolojilerin başında mikroarray teknolojisi gelmektedir. Günümüzde bütüncül biyolojik yaklaşımı temel alarak geliştirilen mikroarray teknolojisiyle, bir canlının sahip olduğu tüm genom, transkriptom ve çeşitli protein aile profilleri altında proteom analizleri hızlı bir şekilde yapılabilmektedir.

Tüm bu teknolojiler sayesinde günümüzde “kişisel tıp” olarak isimlendirilen ve kişinin tüm sağlık sorunlarını bireysel düzeyde ve en etkin yolla çözmeyi amaçlayan analiz yöntemleriyle gelişmeye başlamıştır. Bu doğrultuda yapılacak olan araştırmalar sayesinde, hasta olan kişinin en kısa sürede ve en etkin yöntemlerle tedavi edilmesi ve hatta hastalığa yakalanmadan, gelecekte kendisinde var olabilecek hastalık çeşitlerinin saptanarak, bu hastalıklara karşı “kişisel koruyucu tıbbın” gelişmesine de olanak sağlanabilecektir. Şirketimiz başta bu amaçla insan doğasının özellikle nöropatolojilere sebep olan moleküler temellerini bütüncül bir yaklaşımla araştırmakta ve bu patolojileri durdurmaya veya geciktirmeye yönelik bilimsel temelde araştırmaları yürütmektedir.

sdsdGünümüzde bitkisel temelli ürünlere gıda, kozmetik, tekstil gibi birçok farklı alanda ilgi hızla artmaktadır. Bu ilginin başında, insan sağlığı açısından bitkilerin sahip olduğu sınırsız –Vis medicatrix naturae– yani “tabiatın iyileştirici gücü” gelmektedir. Çeşitli bitkilerden elde edilen özütlerin ya da saflaştırılan çeşitli moleküllerin deneysel hayvan araştırmalarında kullanılmasıyla bu moleküllerin hastalıklardan koruyucu ve hastalıkları tedavi edici özellikleri keşfedilmektedir. Bitkilerden elde edilen bu moleküllerin gösterdiği antioksidan, kanserden koruyucu, obeziteyi engelleyici ve yaşlanmayı geciktirici özellikler gibi birtakım yaygın sağlık etkileri göstermeleri, bu konudaki bilimsel araştırmalara olan ilgiyi de yoğunlaştırmıştır. Bitkilerden elde edilen bu moleküllerin, çeşitli ve etkili sağlık etkilerini insan vücudunda gösterebilmesi için biyoyararlanım olarak nitelendirilen ve molekülün tüketildikten sonra bağırsaklardan emilmesi ve kan ya da çeşitli dokularda kalma süresi, doğrudan molekülün sağlığa yararlı etkisini belirlemektedir. Konuya açıklık getirmek için bir örnek vermemiz gerekirse; örneğin resveratrol molekülü özellikle üzümde bolca bulunan ve kanser, yaşlanma, obezite, kardiyovasküler hastalıklardaki koruyucu ve engelleyici etkisi bilimsel olarak birçok araştırmaya konu olmuş, hakkında sayısız bilimsel yayın bulunan bir moleküldür. Bilinmelidir ki, resveratrol içeriği yüksek olan üzüm meyvesinin yüksek oranda günlük olarak tüketilmesi bile, resveratrolün molekül olarak tüketilmesiyle sağlanacak olan sağlık etkisini sağlayamamaktadır. Ar-Ge firması olarak amacımız, bitkilerden elde edilen ve insan sağlığı üzerinde faydalı etkileri olabileceği düşünülen moleküllerin, insan sağlığı açısından etkilerini hem moleküler düzeyde araştırmak, hem de bu moleküllerin çeşitli nanoteknolojik yöntemler sayesinde biyoyararlanımını arttırarak, bu moleküllerin insan sağlığı açısından etkinliklerini arttırmaktır. Deneysel araştırmalar sonucunda elde edilecek veriler ışığında, üzerinde çalışılan moleküllerin çeşitli formlara getirilerek, toplumumuzun kullanımına kazandırmak ve böylece toplum sağlığını ve gelecek nesilleri korumak başlıca amacımızdır.

Faaliyet gösterdiğimiz fonksiyonel gıda üretimi, nöroaktif etkilerinin araştırılması ve biyobileşen saflaştırma alanlarda gerçekleştirilecek Araştırma ve Geliştirme projelerinin oluşturulması, gerekli ürün ve yöntemlerin belirlenmesi, tedarik edilmesi, ürün ve yöntemlerin uygulanması ve sonuçların değerlendirilmesi aşamalarının her kademesinde yer almaktadır.

İstanbul Biyoteknoloji, ülkemizde fonksiyonel gıda konusunda araştırma ve geliştirme çalışmaları yapmayı, moleküler araştırma yöntemlerinde kullanılabilecek ürünler geliştirmeyi ve ülkemiz ekonomisine yüksek katma değer yaratmayı amaçlayan bir biyoteknoloji firmasıdır. Globalleşen dünyada, ülkemizin üretim gücünün ve emeğinin uluslararası düzeyde gerçek değerinde pazarlanmasını sağlayabilmek ve uluslararası standartları yakalayabilmek için teknoloji ve bilimsel verileri kullanarak, tarım ve gıda sektörünü yönlendirmede öneriler sunmak istiyoruz.

İstanbul Biyoteknoloji, insanların daha sağlıklı ve kaliteli yaşam sürmesi amacıyla biyoteknoloji alanında bilimsel araştırmalar yaparak ürünler geliştiren ve bilimin hizmetine sunan bir kuruluştur.

Dünyadaki gelişmeler takip edilerek ülkemizin rekabet gücünün, refahının artması ve sürekliliği için; ulusal kalkınma hedeflerimiz doğrultusunda biyoteknoloji alanındaki yeniliklerin toplumun her kesimine sunulması hedeflenmektedir. Bu amaçla ulusal ve uluslararası kamu ve tüzel kişilerle işbirliğine girilerek biyo-endüstrinin gelişmesine hizmet edecek ürünlerin geliştirilmesi, ticarileştirilmesine yönelik çalışmalar ve projeler yürütülmektedir.